Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)tanıları, normal veya normal üstü zekâ düzeyinde olmasına rağmen nöropsikiyatrik farklılıklardan dolayı öğrenme sorunları yaşayan kişilere konulan tanılardır. Zihinsel yetersizlik yaşamadıkları halde bu bireylerin eğitim hayatları, öğrenme bozukluklarından dolayı sorunlu geçmektedir.

 

Türkçe literatürde istatistiksel ve vaka temelli bilgiler yeterli olmamasına rağmen yabancı literatürde, Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılı kişilerin normal gelişim gösteren kişilere göre, suça üç kat daha fazla meyilli olduklarını; iki kat daha fazla suç işlediklerini; okul terki konusunda risk grubunda olduklarını, madde bağımlılığına daha yatkın olduklarını ve intihar teşebbüsünde bulunma oranlarının daha yüksek olduğunu ifade eden çok sayıda akademik yayın bulunmaktadır. Bu tanılara sahip olan öğrenciler; okullarda davranış problemlerini en fazla gösteren öğrenci grupları içinde yer almaktadır. Bu öğrenciler için oluşturulacak önleme yöntemlerinin, tedavi ve rehabilitasyon maliyetinden düşük olduğu bilinen bir gerçektir. Risk altındaki çocuklarla ilgili yapılan her türlü önleme programının değeri, toplumsal olarak paha biçilemezdir. Ancak önleme programlarının seminer, bilgilendirme veya farkındalık faaliyetlerinden ibaret olması, gerçek faydasını sınırlandırmaktadır. Bu nedenle önleme programlarının sadece bilgi düzeyinde kalması değil; gerekli donanım eşliğinde beceri ve yeterlilik kazandırma, alandaki insan kaynağının yetkinliğini arttırmayı mutlaka içermesi gerekmektedir. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda mevcut proje ile normal ve/ya normalüstü zihin düzeyinde olup, uygun şartlarda eğitim aldığı takdirde risk unsuru olmaktan çıkarak kendini gerçekleştirebilecek ve potansiyelini kullanabilecek olan ÖÖG ve DEHB tanılı çocuklara yönelik, ikincil önleme hizmetlerinin etkili ve yeterli bir şekilde sunulması amaçlanmaktadır.